Galactica : Yıldız Yağmuru – Galactica 5. Bölüm

-Cızzrrrt.
Sistem Mesajı : Sınav Başlatılıyor. Görev : 45 Gemilik Filoyla 50 Gemilik filoda ki rehineleri kurtarmak.
Zaman Sınırı : 7 Gün
Görev Başlatılıyor. Onaylıyor musunuz ?
Evet / Hayır.

Görev Başlatıldı.
-Cızzrrrt.

ALUCARD! ALUCARD!
Alucard : Ne Oluyor Burada ?
Diğer Adamlar : Karşı filo hemen saldırıya geçti 1 gemimiz düştü bile.
Alucard : Bütün ağır silahları yükleyin rehineler hangi gemilerde tespit edebildiniz mi ?
Diğer Adamlar : Bir kaç gemiye dağıtmışlar bunlar 3 yönetim gemisi
Alucard : O zaman diğer gemilerin hepsini vurun.
ANLAŞILDI!

Bütün ağır silahlar yüklenmişti. Hedeflere tek tek kitlendiler. Ateşler başlamıştı ilk ateşte karşının 3 gemisi düşmüştü. Nedeni ise karşıda ki filonun gemileri hafif donanıma sahipken onların eski ama ağır donanımlara sahiplerdi.

Savaş devam ederken bir sıkıntı oluşmuştu. Simülasyon kapanmıştı. Gerçekliğe döndüklerinde ise solomon ve ekibi onları kapsülden çıkarmaya çalışıyordu. Kapsülden çıkardıklarında alucard solomona “Neden bizi çıkardınız ?” diye sormuştu. Solomon ise “Gezegene bir savaş filosu geliyor. Ben ve ekibim onların istedikleri kişileriz. Bu yüzden hemen kaçmamız lazım. Bizimle gelecek misiniz ?” diye cevap verdi.

Yavaş yavaş hazırlanmışlardı. Yola çıkacaklardı gemi dağılımları oturtulmuştu. Ana ekibe özel 5 gemi tek kişilik mürettebat diğer gemilerden 2 gemi ise alucardın arkadaşları kullanılıyordu. Hepsi kalkışa geçmişti.

Tam o anda Mavi Anka Filosu

Mavi Anka Filosunun Kaptanı hemen emirler yağdırmaya devam ediyordu. Tek korkusu Solomonların hemen kaçıp onlarla savaşmayacağıydı. Eğer savaşmazlarsa – ki büyük ihtimal öyle olacaktı. – filo yöneticileri bu kadar üst segment gemilerin yakıt masraflarını ve diğer masraflarını kaptana yazıcaklardı.

Tabii bu kadar gemi getirince bir kaç sıkıntıda çıkacaktı. Gemilerin bir çoğunluğu bakımı bitmeden kaldırılmıştı. Hatta durumu o kadar kötü olan gemiler vardı ki daha motorları adam akıllı çalışmıyordu. Sadece bir kaç geminin silahları çalışır durumdaydı. Ama asıl amaçları solomon ve ekibini sahip oldukları gemi sayısıyla korkutmaktı. Tabii ne kadar korkutabilecekleri meçhuldü.

Gemiler, solomon ve ekibinin – önceden – bulunduğu gezegene varınca yavaşladılar. İlk önce gemileri park edip filo kurma merkezine gittiler. Orada onları sorduklarında A seviye filo kurduklarını ve bir kaç başvuruyu çoktan kabul ettiklerini duymuşlardı. Kaptanları sinirden çılgına dönmüştü. Ve ikinci sordukları soruda ise ne tarafa gittiklerini öğrenmişlerdi. Antik Güçlerin Bulunduğu Gezegen : Nebula

Nebulaya gitmek için sıçrama yapacaklardı. Sonuçta artık tek yolları buydu. Yada Solomon ve ekibini yakalayamadan eve gitmekti. Ama böyle olursa çok acı çekeceklerinden sıçrama yapmayı kabul ettiler. Çoğu gemiyi sıçramaya hazırlamışlardı. Motorları bozulan gemileri gezegenin gemi bağlantı bölümünde bırakmışlardı. Oradaki mürettebatlarda gemilerin silah odalarına alınmıştı. Böylece gemilerin ekstra nişancıları olacaktı.

Sıçrama Yapmaya Son 10 Saniye ;
– 9… 8… 7… … 3… 2… 1…
SIÇRAMA BAŞLADI.

Sıçramanın başarılı olduğunu düşündüklerinde etraflarına baktıklarında çok farklı bir gezegendeydiler. Yanlışıkla Nebula gezegeni yerine nebuladan daha uzakta olan ve Modern Güçlerin Bulunduğu Gezegen olan Tropan adlı gezegene gitmişlerdi. Başlangıç noktalarından daha uzağa gittikleri ve enerjileri bitirdikleri için geriye de dönemezlerdi.

Buradan Nebula’ya gidene kadar Solomon ve ekibi kaçmasın diye dua etmeye başlamışlardı bile. Çoğu mürettebat ise sıçramanın şokunu daha yeni atlatmışken yön değiştirmek onları çok yorucaktı. Normalde kullanılması hesaplanmayan ekstra yakıtlar gemilere aktarılmaya başlanmıştı…

O sırada Nebula’ya varan Solomon ve ekibi daha gezegenin atmosferine girmeden gemide bozulmalar olmuştu. Gemide ne olduğunu anlayamayan ekip daha da ilerlemeye çalışsa nafileydi. Gemilerin bütün elektronik sistemleri arıza veriyordu. Sanki bir yapay zeka tarafından kırılmış gibi.

Tabi şüpheleri doğru çıkmıştı. 10-15 dakika sonra ekranların hepsinden insana benzeyen bir figür çıkmıştı. İnsana benzeyen bu yapay zeka çok güçlüydü, çünkü böyle üst segment gemileri kırmak kolay değildi. Adeta samanlıkta iğne aramak gibiydi , çok zahmetli bir işti. Yapay zekadan gelen ilk ses şu oldu :

-Merhabalar. Ben Nebula gezegenin koruyucu zekasıyım. İçeri neden girmek istiyorsunuz ? cevap vermezseniz geminizi geriye yollayacağım.

Solomon ve ekibi bu uyarının üstüne yapay zekaya bir bir yaşadıklarını anlatmaya başladılar. Ne kadar badire atlattıklarını , ne kadar zorlu şartlar altında kaldıklarını , hatta solomonun saçlarının kırmızı hale nasıl geldiğini bile anlattılar.

Yapay zeka ise bir çoğunu anlarken birazını kavrayamamıştı. Çünkü gerçek bir bedeni olmadığından insanların yaşadığı tehlikelerin çok azını gezegeninde gözlemleyebiliyordu. Ve bir çoğunda da gezegendeki savunma sistemleri ile kendini koruyabiliyordu.

Yapay zeka en sonunda konuşmaya devam ediyordu :
-Anladım. Ama bir çoğunu yaşamadığımdan size güvenebilir miyim pek bilmiyorum. O yüzden bahsettiğiniz adamlar gelene kadar burada sizi dışarıda tutacağım. Elektronik sistemlerde hiçbir hata yok. Bu arada sizi izlemeye devam edeceğim.

Bunu duyduktan sonra Solomon ve ekibi biraz endişelense de en azından testi bitirebilecekleri bir vakitleri olacaktı. Sanal gerçeklik oyununa devam etmeleri için Alucard ve arkadaşlarına haber verdiler. Yeniden başlatılacaktı. Gene kapsüllere oturdular ve oyunu başlatmaya çalıştılar.

Oyunun teması değişmişti bu sefer. Yeni tema daha farklıydı. Bu temanın en acayip özelliği ise herkesi farklı gemilere atmasıydı. Herkes yerlerine geçtiğinde başlatılacaktı.

Amaç : Düşman gemilerini vur ama sakın arkadaşının olduğu düşman gemiyi vurma.

Aslında mantıklı bir amaçtı. Sonuçta düşman gemisine arkadaşın sızarsa ve telsiz olmazsa onun gemiyi yönetme hareketlerinden anlayabilirdin. Ve böylece kendi arkadaşını da vurmazdın.

Sınav bittiğinde çok fazla sıkıntı olmamıştı. Bir kaç defa tekrar deneseler de organize çalışmaları çok iyiydi. Birbirleriyle çok iyi anlaşıyorlardı. Ve böylece kendilerini koşullara alıştırabiliyorlardı. Solomon ve ekibi durumdan oldukça memnundu. Sonuçta böyle bir takım arkadaşları bulmak zordu.

Ve…

Sınav bittiğinde Mavi Anka Filosu çok yakınlarına gelmişti. Yapay zekayı uyandırmak için hafif bir manevra ile Nebula gezegenini dürttüler. Yapay zeka uyanmıştı ve şaşırmıştı. Gerçekten savaşacakları düşman filosu gelmişti. Ama bir sıkıntı çıkmıştı. Gemilerin gelmeyeceğinden emin olduğundan atmosfer koşulunu değiştirmişti. Gemiler atmosfere girdikleri anda yok olurlardı. En az 2 saat içinde atmosfer değişemezdi. Bu çok can acıtacaktı.

Etiketler:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir