Galactica : Yıldız Yağmuru – Galactica 3. Bölüm

Geminin kalktığı yer çok uzak gözükmediğinden koşa koşa oraya gitmişlerdi. Oraya vardıklarında parmak uçlarıyla yürüyerek ses çıkarmamaya çalışıyorlardı. 3 kişi vardı orada. Onlara baktıklarında bir şeyler hakkında konuşuyorlardı. Sesler keşif takımının olduğu yere geliyordu.

Siyah saçlı adam : Bu meteor yağmuru işinden iyi para kazanacağız.
Saçları beyazlaşmış adam : Aynen, bütün filolar kargolarını taşıtmak için bize başvuracak.
Sarı saçlı adam : Bu fikir iyi aklımıza geldi. Elde ettiğimiz şu paralara bak.

Aslında siyah saçlı olan adam tanınmış birine benziyordu. Solomon daha önce onu televizyonda görmüştü sanki. Adam , siyah sakalları ve saçlarını çok uzatmamıştı. Elleri nasırlaşmamıştı. Belli ki çok yorucu bir işte çalışmıyordu. Kılık kıyafeti ise -bir filonun- ana filo gemisi kaptanına benziyordu. Solomon adamı hatırlamıştı. Bu adam Mavi Anka Filosunun kaptanıydı. Hem de çok tanınan bir kaptandı.

Saçları ağarmış adam ise çok tanınan biri değildi. Tanınmıştan farklı olarak bir mühendis veya teknisyene benziyordu. Saçları sanki işlerinin yorgunluğu yüzünden ağarmıştı. Elleri nasırlanmış ve her yeri şişmişti. Adam diğerlerinin sevdiği bir kişi değildi. Sadece işe yaradığından seviliyordu diğerlerinin yüzüne bakılırsa.

Sarı saçlı adam ise bir zengine benziyordu. Sanki ikisini de o toplamıştı ortaya. Ama adam diğerlerinden daha ünlüydü. Liz hemen tanımıştı, bu adam büyük filolara destek veren bir yatırımcıydı. Adamların ikisi de ona sevgiyle bakıyorlardı. Herhalde en sevdikleri kişi oydu orada.

Peki bu üçü bir araya gelip neden hâlâ konuşuyorlardı. Aslında bir nedeni vardı. Sadece bir gemi yoktu orada. Tek tek kamuflajları kalkan gemiler ortaya çıkıyordu. Az önce giden gemiden çok daha büyük gemiler vardı.

O anda arkalarından kafalarına bir silah dayandı. Ne olduğunu anlayamamışlardı ki bir anda arkadan tekme yediler. 7 kişi arkadan onları 3 kişinin önüne doğru itiyordu. 7 kişinin kaptanı olduğunu sandıkları bir adam “Gene Gözcüler Bulundu.” Dedi. 3. Kişiye sarı saçlı adam ise “ Kıza tecavüz edin adamın gözlerinde sonra bir kolunu da kesip işkence edin.” Dedi adama. Adam “Tamam!” deyip götürmeye başlamıştı onları.

Solomon uyandığında liz önünde çırılçıplak bir şekilde duruyordu. Kıza uyuşturucu vermişlerdi çünkü uyuyordu. Solomon’un uyandığını görenler bir anda zevkle kıza bakmaya başladılar. Yavaş yavaş başlamıştı kıza tecavüzleri. Ama hesaba katmadıkları bir şey vardı. Solomon’un bu görevde görevlendirilmesindeki asıl amaç en tehlikeli stajyer olmasındandı. Gerçek niyeti ortaya çıktığında kimse onunla kapışamazdı. Solomon içinden sinirlenmeye başlamıştı. Dövmede bunu hissedip sadece kelepçeleri kıracak gücü vermişti. Geri kalanı Solomon’un kendi gücüne kalmıştı.

Solomon’un ilk bağırışı ile herkes şaşırırken Solomon asıl niyetini göstermişti. Ortama akıl almaz bir ölümcül aura yayılıyordu. Herkes Solomon’dan korkmuştu ki solomon gözden kayboldu. Sonra bir kan şöleni başlamıştı. Solomon bir an gözüküyor diğer an ise birisinin boğazı kesiliyordu. Odadaki 23 kişiyi de öldürünce rahatlamıştı sanki. Bir üstüne birde kızın üstüne bakmıştı. Sonra kendi ceketini onun üstüne koymuştu. Kendine bir yerden bakınca her yeri kıpkırmızı kanla kaplıydı.

Saçı en çok kanın bulunduğu yerdi saçı artık tamamen siyahtan kırmızıya geçmişti. Bu saç ona yakışmıştı doğrusu. En sonunda bir adamdan kimlik kartı bulmuştu kapıyı açmak için bu gerekiyordu ona… koridorda yürürken uzaktan adımlar duymuştu. Adımlar yaklaştıkça ses vermişti solomon onlara. Adamlar bir anda oraya silah tutsalar da boğazlarında kesik açılmıştı. Solomon hiçbirine acımıyordu.

Öldürdüğü adamlarla daha çok zevk alıyordu, daha fazla adam öldürmek istiyordu. Bütün üs boyunca gezdi. Herkesi öldürüyordu ta ki önüne bu 3 abimiz çıkana kadar. Onların korumaları diğerlerinden daha farklıydı. Özel bir tür kıyafet giymişlerdi. Bu kıyafet nano-teknoloji bir zırhtı galiba. İlk önce boyunlarını kesmeyi denedi. Zırhı delemeyen bıçak geri sekmişti. Hemen sonra adamların silahlarını kesmeyi denedi. Başarmıştı. Silahların parçaları tek tek yere dökülüyordu.
Bu onun avantajınaydı. Yakın dövüşte kim olursa olsun Solomon’u duramazdı. Solomon hepsini silahsız bırakınca bıçağı yere attı. Artık boyun kırma vaktiydi. İlk adamın boynunu o kadar hızlı kırmıştı ki adam 3 adım attıktan sonra ölebildi. Diğerlerine gelmişti sıra. İkinci baktığı adam korkmuştu hemen ellerini boynuna geçirmişti kendini savunacaktı aslında. Elleri bir anda kırıldığında şaşırmıştı. Hemen ardından bir kıt sesiyle hayatı bitmişti.

Hepsini öldürdükten sonra sıra 3’lü ye gelmişti ki ortada yoktular. Adamlarının ölmelerine izin verip acil gemisiyle kaçmışlardı. Bu adama nasıl bulaştıklarını anlamazken adamın bütün görevlileri öldürmesini beklemiyorlardı.

Solomon sonunda rahat bir nefes vermişti ki arkasından bir ayak sesi duydu. Liz uyanmıştı ve onun arkada bıraktığı cesetleri takip etmişti. Liz bütün bunları görünce ilk olarak çok korkmuştu. Ancak zamanla takip ederek alışmış hatta ve hatta Solomon’a aşık bile olmuştu. Solomon’un üzerine atladığında solomon şaşırmış ve bir anda onu öldürmeyi düşünmüştü. Sonradan onun liz olduğunu fark ettiğinde susmuştu.

Burada geçirdikleri 1 ay boyunca çok fazla kaynak elde etmiş ve bilmem kaç tane araç ele geçirmişlerdi. Solomon bunların hepsini 1 gemiyi takip etmeye ayarlamıştı. Artık gidişe hazırdılar.

Tabii bu arada Solomon’un saçları kalıcı olarak kırmızı olmuştu. Neden olduğu bilinmiyordu. Ama olmuştu işte (ne yazayım artık :P). Liz ona hala aşık olsa da eski hayranlığı ortadan kalkmıştı.

O sırada Diğer Ekip

1 ay 6 gün geçmiş artık kalkışa hazırlanıyorlardı. Tam o arada bir telsiz geldi. Bu ses Solomon’a aitti. Adam hemen sevinçle allen e sarılmıştı.(yaoi yazıyorum sandım bi an töbee) sonra Solomon’a “ Nerede Kaldınız Özlettiniz Kendinizi” demişti. Solomon ise sadece “bir filo kurdum ondandır.” Diyince gülme krizini basmıştı.

Ama birazdan göreceği şeyi hiç tahmin etmezdi. Önlerine bit anda gemi filosu çıkmıştı. Adam ve allen şaşırmıştı. Hepsi galaxy filosunun bile erişemeyeceği gemilerdi. O anda allen ve adama bir şey dedi solomon. “Kaptana söyleyin. Görevdeyken biz de öldük ve kaptanın kaçmasına yardımcı olduk.” Demişti. Kaptan hemen bu fikri benimsemiş ve galaxy filosuna geri dönmeye başlamıştı. Her gemiye bir kişi geçince 24 gemi 4 e ayrılmıştı. 6’lı gruplar halinde gideceklerdi. İlk işleri kendi filolarını açmak olucaktı.

Etiketler:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir