Korku hikayeleri – İnceleme

“Filmin özeti arafta kalan bir ruhu huzura kavuşturma hikayesi”

Filmimiz 1960 yılların amerikasın’da neredeyse hiç bilinmeyen bir kasabada geçiyor filmin geçtiği özel bir gün vardır cadılar bayramı gecesi bir grup ergen cadılar bayramında şeker toplamaya gidiyor ve dışarıdayken okulda onlarla uğraşan kabadayılara bir pusu kurmak istiyorlar pusuları basit topladıkları şekerleri çaldırmak ve çaldırıyorlar tabi pusuları ise şeker sandıkları torbada kirli iç çamaşırları olmasıdır sonrasında çocuklar klasik bir şekilde kaba dayımızın arabasına tuvalet kağıdı ve yumurta atarlar kaba dayılar sinirlenir ve onları takip kovalamaya başlar ve çocuklar açık hava sinemasında bir kişinin arabasına biner

aslında biliyor’musunuz bu film her ayrıntısı ile anlatmaya değmez çünkü her yerde gördüğümüz klişe bir hikaye bence kısaca özetlemek gerekirse !

Filmimiz cadılar bayramında kaba dayılar pusu kurmak isteyen ve başarılıda olan bir grup ergenin şakalarını yaptıktan sonra aniden ramon morales’in arabasına binerler

sonrasın acılı bir hikaye dinleriz hikayemiz filmimiz ana karakteri olan stella’nın biricik annesinin onun terk etmesini ve kasabada birazcık dışlanmasını anlatıyordur sonrasında karakterlerimiz arabadan iner azıcık ağlar sonra roman’a “şu anda cadılar bayramın dayız ve terk edilmiş korkunç bir ev görmek ister’misin ?” diye ani bir soru sorar roman ise kabul eder

Korkunç ev

sonrasında karakterimiz evi dolaşmaya başlar herkes bir odaya dağılır ve garip olaylar yaşama başlarlar

chuck yine aptallık yaparak evde koşuşturmaya başlar ve evin yatak odasındaki gardıroba girer ve dışarı baktığında odanın mükemmel olduğunu görür ve

odanın içindeki yaşlı kadını görür kadın tam dolabı açacağı sırada auggie dolabı açar ve chuck

“o yaşlı kadın ve köpeği nerede ?” auggie hadi artık gidelim saçmalamaya başladın der bu sırada

Stella roman’a bu evin hikayesini anlatır evde gizli bir bodrum katı olduğunu keşfeder roman ve stella aşağı iner bu odanın anlattığı hikayedeki zavallı kız ve bu büyük evde işkence görmüş olan sarah’ya ait olduğunu anlar ve onun kütüphanesini karıştırır ardından bir günlük bulur bu günlükte bir birinden korkunç hikayeler yazmaktadır sonrasında kabadayılar eve girer ve yine bir kovalamaca başlar ve yine kurtulurlar ve

stella bu günlüğü alır evine götürür günlüğü kendi kendine hikayeler yazdığını fark eder ve hemen her karakterin nasıl öleceği yazıyordur stella ismi yazan herkesi tek tek aramaya çalışır ve onları uyarmayı dener ama ne yazık’ki karakterimiz stella’yı dinelemez hikayelerde

yazdığı gibi ölmeye başlarlar sonrasında stella anlar’ki sahar ruhu dünyada kalmış onu huzura kavuşturmadan durmayacaktır ve stella ona “sen bir kurban’dın ve senin hikayeni herkese anlatacağım merak etme”der ve bu sözü karşılığında roman’ı en büyük korkusu olan bir canavardan kurtarır ve söz verdiği gibi onun hikayesini herkese ulaştırmak için bir kitap yazar

“bu film çok kötü aslında bu kadar şey yazma değmez bile çünkü sadece klişe gördüğümüz hemen her amerikan korku yapımlarında olan araf’ta kalan ruhu huzura kavuşturma hikayesi sadece her sene düzenli olarak gördüğümüz klişeler hiç bir özel yönü yok tavsiye ediyor’muyum elbette etmiyorum bu film güzel olsa çok daha iyi bir yazı yazardım kusura bakmayın :D”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir