Kurtarıcı mı? Ruh Hastası mı?

Tarihin belli dönemlerinde ortaya çıkmış bir çok kurtarıcı bulunmaktadır. Biraz araştırdıktan sonra farkedersiniz ki ne zaman bir yerde normalin dışında kötü durumlar yaşansa orada hemen bir kurtarıcı doğar. Bu insanlar dışarıdan bakıldığı zaman senin benim gibi insanlardır. O kadar mükkemmel ki yaptıkları hiç bir hata bulamazsınız. İnsan olan normal olarak bir kez olsun yanılır, ya da yanıldığını kabul etmez. Bir amaç için bu kadar inanmışlık sizcede biraz fazla değil mi? İnsanların bu uğurda ömürlerini vermeleri sizce normal mi? İlk akla gelen hemen maddiyattır. İnsan bu kadar inanmışlıkla ne iş yaparsa yapsın zengin olur, ama neden birilerine kurtarıcı olmak için bunca çaba sarfeder. İnsanoğlu yapısı ğereği hata yapmak mecburiyetindedir. Bu insanlar başka gezegenden mi geldi? Belkide arkaların da bazı komplo teorilerinde olduğu gibi, gizli örgütlenmeler vardır. Bu örgütler şehir efsanesinden başka bir şey değildir. Bu gibi sözde yapılar, üzerine suç atabilmek için uydurulmuştur. Kimilerinin varlığı yalandır. Kimilerinin de söylenen gibi çalışmaları olduğu yalandır. Bazı kurumlar gerçel dışı olan bu haberleri görmezden gelir çünkü reklamın iyisi kötüsü olmaz. Özellikle dini örgütler bu konuda çok popülerdir. Birileri sırf aynı örgütten olduğu için ayrıcalıklıdır, yalanı insanları hep cezbeder. Öyle bir şey olsaydı fakir olan ülkeler de sırf rahat yaşayabilmek için canını bile veren insanlar anında o örgütün bir numaralı destekçileri olurdu. Bu tür örgütler gerçeği yansıtmamakla birlikte, hedef saptırmak içinde mükemmel kurbanlardır. Suçlu bir kişi olursa linç etmek kolaydır. Ama suçlu bilinmeyen bir örgütse linç edemezsiniz. Hatta bazen hayran bile kalabilirsiniz.

Peki bu kişileri bir örgütte üzerimize salmadıysa nereden çıktı bu insanlar? Dışardan bakıldığı zaman biraz dikkati olan bu insanların normal bir hayat sürmediklerin anlamakta zorluk çekmezler. İllaki ya hapse atılmışlardır, yada mensup oldukları gruplardan ihanet görmüşlerdi. Bu insanların kağıt üzerinde normal gözüken hayatlarında, hep bir kırılma noktası vardır. Olaylar hep kötü gitmiştir ve birden sihirli bir değnek değer yükselişe geçerler. Bu sihirli değnek tanrı olabilir mi? Bizi sınayıp, sonunda ödüllendiriyor olabilir mi? Büyük semavi dinlerin çıktığı arap yarımadası neden bu kurtarıcılardan nasibini alamadı dersiniz? Onların çektiği acılar yeterince kötü değil miydi?

Aslında olayın tanrıyla alakası yoktur. Araplar kadar acı çeken bir sürü millet var ama o insanların temel sorunu bir kurtarıcılarının olmamasıdır. Bilindiği gibi o insanlar da liderlik kabiliyeti zayıftır. Bu insanlar en dindar toplumlardan bir tanesidir. Ama konu bununla alakalı olmadığı gibi bilinenin yanlış olduğu kesindir. Kurtarıcı dediğimiz insanlar, iktidar sevdalısı hasta insanlardır. Kimsenin düşünceleri onlar hiç önemli değildir. İnsanları bir nebze frenleyen inançlar dışardan görünenin aksine o insanlarda yoktur. Bunun tam tersi görüntüde tutuculardır. İnançları ve sadakatleri asla sorgulanamaz. Bu insanlar ne olursa olsun amaçlarından vazgeçmezler. Başka düşünceye sahip insanlara tahammülleri yoktur. Her insanın kırılma noktası vardır. Bir yerden sonra ya çıldırır ve psikolojisi bozulur. Yaşama amacı olan şeyin bilinç altında liderlik ettiği düşünce veye fikir olduğuna kendini ikna eder. Bu rahatsızlık tedavi edilemez. O insanları durdurmanın tek çaresi onları yok etmektir. Yok etmek için kurşuna ihtiyacınız yoktur. Onları amaçlarından uzaklaştırmanız yeterli olur.

Bu insanlar asla sizin kurtarıcınız olmadılar. Korkuyla egomanya yaratıp, sizleri esir aldılar. Farkettiniz mi asla bir şeye şaşırmaz, asla suçluluk duymazlar. Bir süre sonra o kadar yüksek sesle kendi istedikleri amaçları bağırırlar ki sizde inanırsınız. Her yerden haklı oldukları gürültülerini duyarsınız. Akşama kadar bir müziği dinlerseniz, sevmeseniz de ezberlemeye başlarsınız. Bir süre sonra alışır itiraz etmezsiniz. Onlarda bunu kullanarak toplum mühendisliği yaparlar. Sizi asla ilginiz olmayacak bir konuya yönlendirip, asıl büyük resmi kaçımanızı sağlarlar. Onlar gibi olmak için çaba sağlamak herşeyini satıp bir amaç kazanmaktır. Bu hasta insanların yumuşak karınları, iktidar sevdalarıdır. Tarihte kardeşin kardeşi öldürdüğü hazzı tarif edilemez bir makamdır. Bunun yanı sıra size getirileri, o hazzın yanında hiçten ötedir. Bu iktidara gölge düşüren başka bir inanç asla kabul edilemez. Eğer gölge düşerse yok olması an meselesidir. Kimse sizi kurtarmak için zaman, para, emek harcamaz. Asıl olan kendi inanç ve hastalıklarını sizi de kullanarak yaymaktır. Hiç kimseye kurtarıcı gözüyle bakmamalıyız. Şunu kafamıza iyice sokmalıyız, siz kendinizi düşünmezseniz kimse sizi düşünmez…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir